Çocukların rutin sağlık kontrollerinde veya farklı nedenlerle yapılan idrar tahlillerinde zaman zaman protein saptanabilir. Bu durum, özellikle çocuğunda herhangi bir şikâyet bulunmayan aileler için endişe verici olabilir. Ancak idrarda protein görülmesi her zaman bir böbrek hastalığı olduğu anlamına gelmez. Çocuklarda protein kaybı bazen geçici ve zararsız nedenlerle ortaya çıkarken, bazı durumlarda böbrek hastalıklarının erken bir belirtisi olabilir. Bu nedenle önemli olan, protein kaybının nedenini ve devam edip etmediğini doğru şekilde değerlendirmektir.
Böbrekler, kanımızı süzerek vücuttaki atık maddelerin idrar yoluyla uzaklaştırılmasını sağlayan, aynı zamanda vücudun sıvı ve mineral dengesini koruyan organlarımızdır. Bu süzme işlemi sırasında vücut için gerekli olan proteinlerin büyük bölümü kanda tutulur. Normal koşullarda idrarda çok az miktarda protein bulunabilir. İdrarla normalden fazla protein atılmasına ise proteinüri adı verilir. Proteinüri tek başına bir hastalık değil, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir bulgudur.
Çocuklarda idrarda protein saptanmasının en sık karşılaşılan nedenlerinden biri geçici proteinüridir. Ateşli hastalıklar, yoğun fiziksel aktivite, susuz kalma veya vücudun geçici olarak zorlandığı bazı durumlarda idrarla atılan protein miktarı artabilir. Bu durumlarda protein kaybı genellikle altta yatan neden ortadan kalktığında kendiliğinden düzelir ve kalıcı bir böbrek hastalığına işaret etmez.
Özellikle okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde görülebilen bir diğer durum ortostatik proteinüri olarak adlandırılır. Ortostatik proteinüride çocuk gün boyunca ayakta olduğu saatlerde idrarla protein kaybederken, gece boyunca yatar pozisyonda kaldığında protein atılımı normale döner. Böbrek fonksiyonları, kan basıncı ve diğer değerlendirmeleri normal olan çocuklarda bu durum genellikle iyi huyludur ve uzun dönemde böbrek sağlığını olumsuz etkilemesi beklenmez.
Bu nedenle idrarda protein saptanan bir çocukta ilk yapılması gerekenlerden biri, idrar incelemesinin uygun koşullarda tekrarlanmasıdır. Özellikle sabah uyanır uyanmaz alınan ilk idrar örneği, gün içerisindeki hareketlerin ve ayakta durmanın protein atılımı üzerindeki etkisini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Doktorunuz gerekli gördüğünde bu örnekte idrar protein/kreatinin oranını ölçerek protein kaybının miktarını değerlendirebilir. Sabah ilk idrarında protein kaybının normal olması, özellikle ortostatik proteinüri açısından önemli bir bulgudur.
Her proteinüri geçici veya zararsız değildir. İdrarda protein kaybının sürekli devam etmesi, miktarının belirgin olması veya başka bulgularla birlikte görülmesi böbrek hastalıklarının araştırılmasını gerektirebilir. Özellikle göz kapaklarında, yüzde, ayaklarda veya bacaklarda şişlik, idrarın kırmızı ya da çay renginde olması, idrar miktarında azalma ve yüksek tansiyon dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. İdrarda proteinle birlikte kan bulunması, böbrek fonksiyonlarında bozulma saptanması veya ailede kalıtsal böbrek hastalığı öyküsü bulunması da daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir. Belirgin şişlik, idrar miktarında ciddi azalma veya kanlı idrar gelişmesi durumunda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Proteinüri saptanan çocukların değerlendirilmesinde yalnızca idrar tahlili sonucu değil, çocuğun genel sağlık durumu da önemlidir. Doktorunuz tarafından çocuğun yaşı, yakınmaları, yakın zamanda geçirdiği hastalıklar ve aile öyküsü değerlendirilir. Fizik muayenede kan basıncı ölçülür ve vücutta sıvı birikimini düşündüren bulgular araştırılır. Bazı çocuklarda sabah ilk idrar örneğinin incelenmesi ve belirli aralıklarla kontrol yapılması yeterli olurken, protein kaybının devam ettiği durumlarda kan testleri, böbrek ultrasonografisi veya daha ileri incelemeler gerekebilir.
İdrarda protein bulunması her zaman ilaç tedavisi gerektirmez. Geçici veya ortostatik proteinürisi olan, diğer incelemeleri normal bulunan çocuklarda çoğunlukla düzenli takip yeterlidir. Ancak protein kaybının altta yatan bir böbrek hastalığına bağlı olduğu durumlarda tedavi, hastalığın nedenine ve şiddetine göre planlanır. Ailelerin doktor önerisi olmadan ilaç kullanmaması, çocuklarının beslenmesinde gereksiz protein kısıtlamasına gitmemesi ve önerilen kontrolleri aksatmaması önemlidir.
Çocukluk çağında bazı böbrek hastalıkları başlangıçta hiçbir belirti vermeden, yalnızca idrar tahlilinde saptanan değişikliklerle kendini gösterebilir. Bu nedenle idrarda protein bulunması tamamen göz ardı edilmemeli, ancak tek bir tahlil sonucuyla da böbrek hastalığı tanısı konulmamalıdır. Özellikle tekrarlayan veya kalıcı protein kaybı bulunan çocukların çocuk nefrolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi, olası böbrek hastalıklarının erken dönemde tanınmasına yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, çocuğunuzun idrarında protein saptanması mutlaka ciddi bir böbrek hastalığı olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman geçici nedenlerle ortaya çıkan bu bulgunun doğru değerlendirilmesi, gereksiz endişelerin önlenmesini ve tedavi gerektiren durumların zamanında fark edilmesini sağlar. Önemli olan, tek bir test sonucundan yola çıkarak karar vermek yerine uygun idrar kontrollerini yaptırmak ve doktorunuzun önerilerini izlemektir.